hissiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hissiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2010

Temizlikçi


Ben anlayamıyorum her cumartesi evimizi tertemiz yapıp bırakıyor zavallı kölem. Ama nasıl pis ve dağınıksak pazar günü akşamı ev bomba atılmış gibi oluyor. Ben utandığımdan dolayı akşamüstü toplamaya başlıyorum. Kızcağız geldiğinde ehh işte durumuna getirebiliyorum.

Ben de garip bir durum var. Eskiden bakıcımız yokken temizliğe bir kadını alıyordum. Onun geleceği günden önceki akşam (ki bu cuma oluyor) bende bir toz alma, etrafı düzenleme, çamaşır yıkama isteği oluşuyordu. Neredeyse çıkıp camları sileceğim.

Cuma akşamı olduğu ve biz daha bebeksiz özgür olduğumuz dönem olduğu için, genellikle dışarıda sürtüldüğü ve gün aydınlanmadan dönülmediği zamanlar olduğu için her cumartesi maymun gibi kapıyı açıp utanarak ayy biraz geç yattıkta diyip muhtelif bahaneler sıralardım.

Ben niye kendimi rahatlatamıyorum. Her bakıcı gittiğinde temizliğe takılıyorum. Sürekli süpürmek silmek istiyorum.Niye bakıcıma aslında ben çok temizim havası yaratmaya çalışıyorum anlamıyorum. Halbuki oldukça dağınığımdır.

İşin kötüsü bakıcı çok toplu bir kız öyle toplu ki bazen ben koltukta otururken bir bakıyorum terliklerimi almış dolaba koymuş. Giymek için akşamdan hazırladığım kıyafetleri sabah tuvalete kadar gittiğimde yerine asılmış buluyorum. Kurulu robot misali çalışan biri. İş böyle olunca neredeyse tuvaletten bağırıcam Liaaa kakam bitti diye.

Bu kadın giderse ki doğurmadığımıza göre gidecek ben ne edicem yine temizlikçilere ayy işte çocuklu kadın bahaneleri mi sıralıyacağım, akşamdan 2 su yerleri mi sileceğim?

13 Temmuz 2009

Uzun soluklu2



Nişanı yaptık çokta güzel oldu. Sonra ablacığımın mutlu sağlık haberini aldık. İçtiği iğrenç soğan sularından mı yoksa geçeceği mi varmış bilmem ama ameliyata gerek kalmadan atlattık.




Uzun zamandan beri ilk defa arkadaşlarımla dışarı çıktım. Bora babasıyla beraber kaldı. Güzel bir geceydi dışarıda olmak ablamla olmak hiçbir şey değişmemiş gibi hissetmek bana iyi geldi. Ablam ben Ferah tıpkı eski günlerdeki gibi.




Yıllar yıllar hatta çoook yıllar önce annemler yazlığa gittiğinde bizim ev şenlikleri başlardı. O zaman hepimiz okuyorduk üniversitede. Hatta Ferah'ın sınavları bile vardı. Saatlerce oturur konuşurduk, yemek pişirir yerdik. Hiçbirimiz başlarımıza neler geleceğini bilmeden kahkahalarla gülerdik. Saat 5 'te uyuyup 7 de kalkıp sınava giderdik. Hayat hiçte planladığın gibi gitmiyor. Bir daha asla hiç bu kadar umarsız düşünmeden beraber gülemedik sanırım.







Şimdi birbirimize anlatacak traji-komik hikayelerimiz var artık. Yine gülüyoruz beraber ama taşmıyor artık kahkahalar ağzımızdan, elimizle kapatınca ağzımızı. Gözlerimiz parlamıyor anlatırken hikayelerimizi. Büyümek sanırım eskisi kadar cazip ve janjanlı gözükmüyor bana. Keşke oğlum bunu erken farketse daha fazla oynasa daha çok gülse koşsa.




Not: Nereden girdim nereden çıktım ya ben ablamı anlatacaktım.


Evet başka konuya saptım ama bir sor neden çünkü bir kaç resimle pekiştireyim dedim yazımı ama resimler evde kaldı. Yani en erken çarşamba eve gideceğim için de ne yazık ki çarşambaya kadar eskiyi ısıtıp ısıtıp koyacam buraya.