dana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2010

En güzel an

Hayatımın en güzel anlarını mahvediyorsunuz dedi bana.

Ne için mi pazar günkü doğum gününden erken kalktığımız için.

23 Temmuz 2009

Yazlıkçılık


Yazın kendini iyice gösterdiği, havanın cehennem kıvamına geldiğinde annemlerin yazlığına kaçtık. Koca koca bavulları doldurduk, oyuncaklarımızı kitaplarımızı asla unutmadık. Aman anne sakın arabalarımı unutmayalım, aman sakın şeker oyunumu unutmayalım diye diye ilk seferinde mayolarımızı unuttuk. İkinci seferinde benim güneş gözlüğünü en son seferinde de benim kıyafetleri.

Nasıl yani kaç defa gittiniz diyorsanız biz her Cuma İstanbul'a her pazar akşamıda yazlığa dönüyoruz. Yazlık işime bir kaç dakikada gidilecek kadar yakın. Yani işten çıktıktan birkaç dakika sonra kumlarda kale yapar durumda oluyorum.


Yazlık sabahları bazen o kadar serin oluyor ki minik danaya uzun kollu giydiriyorum. Eskiden yukardaki havayı baz alarak kalın kıyafetlerle çıkar sonra pişerdim.

Geçen cumartesi evde öleceğim sandım uyuyamadım bir türlü sıcaktan, bünyem hemen serinliği istiyor. Akşam denizinden sonra ayağa çorap üstüne uzun tişörtle ısınmak...




Çok mutlu minik danam, yüzmeyi kıvırdı,bana rağmen. Yüzmenin keyfine vardı şimdi çıkartmak zorlaştı. Kimseyi dinlemeyip zorlamazsan isteyerek keyifle girebiliyor çocuk.










Bu yazlıkçılığın tek kötü tarafı yemek durumları. Ben evimde saat 6.30-7 arası yemeğimi yer bir dahada bir şey yemem. Ama burada ne mümkün ben geldiğimde daha yeni akşaüstü çayı bitmiş akşam yemeği hazırlıkları yapılıyor oluyor. Biz aşağıya oynamaya iniyoruz, bir saat bisiklet, scotter ,kum ya da masa tenisi oynadıktan sonra temizse denize atıyoruz kendimizi 15 dakika suda çırpın sonra yukarı çık duş al giyin saat oldu mu sana 8. Salatayı yap masayı hazırla, panjurları aç güneş batmışsa yemek zamanıııı.


Ne oluyor oğlanın yatak saati 9 dan 10'a hatta 10.30'a çıkıyor.

Bazen gece çayından bile pay istiyor. Anne bir limonlu çay içebilir miyim diye soruyor. Veriyorum. Sabahları daha geç ve çok mutlu kalkıyor.Bende bir gevşeklik bir rehavet var aman ne yapayım uyumazsa uyumasın havamdayım.

Hani tatile gittiğinde o bir haftayı efektif geçirirsin sabah erken kalkıp yer kaparsın kahvaltıyı erken eder, denize inersin ne verilirse yersin eve döndüğünde midende kafanda yorulmuş olur, burada tamamen tersi aman inemem şimdi güneş var aman deniz daha soğuktur, yok bugün yosunlu derken toplamda o 7 gün girdiğinden az girmiş olursun denize.

Kısaca düzen tamamen bozuldu, saat 8lerde yemekler 9 larda kalkmalar.

Not: Artık kendisi suda koala gibi olmadan yüzebilme cesaretini gösterdi. Evet biliyorum sitedeki en temkinli çocuk ,millet bu yaşta iskeleden atlıyor ama olsun benim için başarı :)